Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 1 – ZEUS VE KUDRETLİ TOPLULUĞU

1 – ZEUS VE KUDRETLİ TOPLULUĞU

Uzun zaman önce dünya daha çok gençken insanlar, sizin de benim de hiç görmediğimiz, muhteşem şeyler hakkında birçok harika hikâyeler anlatırdı ve onlara inanırdı. Gökyüzünün ve yeryüzünün efendisi olan Jüpiter veya adındaki Kudretli Varlık hakkında konuşurlardı sık sık. Zeus zamanının çoğunu ayaklarının altındaki dünyada neler olduğunu görebildiği yüksek bir dağın zirvesinde bulutlar arasında oturarak geçirirdi. Fırtına bulutlarına binmeyi, ormanlara ve dağlara ateşli yıldırımlar savurmayı severdi. O kadar kudretliydi ki kafasını salladığında yer çalkalanır, dağlar titrer ve dumanlara bürünür, güneş saklanır ve gökyüzü kapkara olurdu.
Zeus’un kendisi kadar mükemmel olmasa da korkunç iki erkek kardeşi vardı. Biri denizlerin kralı olan Neptün veya Poseidon’du. Çok diplerde, balıkların yaşadığı ve kızıl mercanların olduğu derin deniz mağaralarında görkemli bir altın köşkü vardı. O kızdığında dalgalar dağlar kadar yükselirdi, fırtına rüzgârları korkunç bir şekilde uğuldardı ve deniz karanın içine girerdi. Bu yüzden insanlar ona Yeryüzünü Sallayan derlerdi.

Zeus’un diğer kardeşi ise üzgün soluk benizli biriydi. Onun krallığı yeryüzünün altında güneşin hiç parlamadığı ve karanlığın, gözyaşının ve kederin hep daim olduğu bir yerdi. Adı Plüton veya Hades’ti ve onun krallığına Alt Dünya yâda Karanlıklar Ülkesi denirdi. Biri öldüğünde onu kasvetli krallığına taşımak için Hades habercisini ya da Gölgeler Liderini gönderirdi; işte bu yüzden insanlar onun hakkında hiç iyi konuşmaz ve onu hayatın düşmanı olarak görürlerdi.

Diğer Kudretli Varlıkların çoğu Zeus ile dağın zirvesinde bulutlar arasında yaşarlardı; Ben sadece birkaçından bahsedeceğim. Venüs, sizin ya da benim bu zamana kadar gördüğümüz kadınlardan daha güzel olan aşk ve güzellik kraliçesiydi. Athena diğer bir adıyla Minerva, insanlara bilgeliği verip yararlı şeyler yapmayı Öğreten Gökyüzü Kraliçesi’ydi. Yeryüzü ve Gökyüzü Kraliçesi Hera ya da Junon, Zeus’un sağ tarafında oturur, ona türlü öğütler verirdi. Büyük savaşçı Mars veya Eros; onun sesi cenk meydanında duyulurdu. Tanrıların ulağı Merkür veya Hermes’in kafasında ve ayaklarında kanatlar vardı ve rüzgarların sürüklediği yaz bulutları gibi bir yerden diğerine uçar giderdi. Becerikli demirci Hephaistos’un ocağı yanan bir dağın içindeydi ve altından, gümüşten, bakırdan harika şeyler işlerdi. Bunların yanında insanların, hakkında ilginç ve güzel hikayeler anlattığı daha birçok öğreneceğimiz isim vardır.

Kudretli Varlıklar, görkemli altın malikânelerde, bulutların arasında, insan gözünün göremeyeceği kadar yükseklerde yaşarlardı. Fakat aşağıya bakıp insanların neler yaptıklarını izlerlerdi ve sık sık yüksek evlerini terk edip denizler ve karalar üzerinde gezindikleri söylenirdi.

Tüm bu Kudretli Varlıkların içinde Zeus en yüceleriydi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica