Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 17. ADMETUS HASTALANDI

17. ADMETUS HASTALANDI

ve uzun yıllar boyunca mutlu yaşadılar ve küçük krallıklarındaki herkes onları sevdi ve saydı. Ama sonunda Admetus hasta düştü ve günden güne kötüleşti, iyileşeceğine dair umutlar tükendi. Sonra onu sevenler Apollon’un ona verdiği düğün hediyesini hatırladılar: “Eğer Admetus hastalanır ve ölüm tehlikesi yaşarsa, onu seven biri öldüğü taktirde yeniden iyileşebilecekti. Ve kimin onun yerine ölmek isteyeceğini aramaya başladılar.

Annesi ve babası çok yaşlıydı ve çok az ömürleri kalmıştı. Bu yüzden onlardan biri onun yerine ölmek isteyebilir, diye düşündüler. Ama onara sorulduğunda, kafalarını sallayıp kısa bir ömürleri kalmasına rağmen o günleri olabildiğince yaşamak istediklerini söylediler.

Sonra kız ve erkek kardeşlerine onun yerine ölmek isteyip istemedikleri soruldu, ama onlar kendilerini Apollon’ndan daha çok seviyorlardı. Arkalarını dönüp onu terk ettiler. Apollon’un kasabada çok iyi arkadaşları vardı ve onlar hayatlarını Apollon’a borçluydu. Onun için her şeyi yaparlardı, fakat bu isteği yerine getirmediler.

Herkes kafasını sallayıp “Ben yapamam.” derken güzel Alkestis odasına çıktı ve Apollon’a seslendi. Kocasını kurtarmak için canını verebileceğini söyledi. Ve hiç korkmadan yatağına uzandı, gözlerini kapadı. Hizmetkarlar odaya girdiklerinde onun cansız bedenini buldular.

Aynı anda Admetus hastalığının kendisini terk ettiğini fark etti. Kuvvetli ve iyi bir şekilde ayağa kalktı. Nasıl bu kadar hızlı iyileştiğinin merakı içerisinde Alkestis’i bulup ona iyi haberi vermek için aceleyle koştu. Odasına girdiğinde yatakta onun cansız bedenini gördü ve hemen kendisi için öldüğünü anladı. O kadar çok üzüldü ki hiç kimseyle konuşmadı. Sadece ölmeyi ve sevdiğine kavuşmayı diledi.

Tüm ülkede herkes güzel Alkestis için yas tutuyordu ve evlerde yas tutanların ağlamaları duyuluyordu. Admetus genç kraliçesinin öldüğü yatağın yanına oturdu ve soğuk elini tuttu. Gün bitti gece oldu, ama onun soğuk elini bırakmadı. Karanlık gece boyunca onun yanında yapayalnız kaldı. Seher vakti geldi, fakat o ışığı görmek istemedi.

Sonunda güneş doğudan yükselmeye başladı. Admetus birden çok şaşırdı, çünkü Alkestis’in eli ısınmaya ve soluk yanakları kızarmaya başladı.

Çok geçmeden güzel bayan gözlerini açtı ve oturdu; canlıydı, iyiydi ve mutluydu.

Nasıl Alkestis tekrar hayata döndü?

O ölüp bedenini terk ettiğinde acımasız Karanlıklar Kralı, aynen diğerlerini götürdüğü gibi, onu Yeraltının Kraliçesi Proserpine’nin neşesiz malikanesine götürdü.

“Ölmeye bu kadar istekli olan da kim?” diye sordu solgun yüzlü kraliçesi.

Genç ve güzeller güzeli Alkestis’in kocası için hayatını feda ettiğini öğrendiğinde ona çok acıdı ve Karanlıklar Kralı’na onu yeryüzünün neşe ve gün ışığına geri götürmesini emretti.

Böylece Alkestis hayata döndü ve Admetus ile birlikte denizden çok uzak olmayan küçük krallıklarında yıllarca mutlu yaşadı. Bulutların üstündeki Kudretli Varlıklar onları korudu ve çok yaşlandıklarında Karanlıklar Kralı ikisini birlikte aldı ve götürdü.

Bir önceki yazımız olan 16 – ASLANLI VE YABANDOMUZLU ARABA başlıklı makalemizde Admetus, Alkestis ve İolcos hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica