Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 23 – PERSEUS SİHİRLİ TERLİKLERİ GİYDİ

23 – PERSEUS SİHİRLİ TERLİKLERİ GİYDİ

Böylece ve oğlu onları denizden kurtaran yardımsever insanın yanında kaldılar. Yıllar geçti ve uzun boylu, yakışıklı, cesur ve güçlü bir adam oldu. Adanın kralı güzel Danae’yi gördüğünde çok beğendi ve ondan karası olmasını istedi. Ama o, cahil ve zalim biriydi ve Dane ondan hiç hoşlanmamıştı, bu yüzden onunla evlenemeyeceğini söyledi. Kral bu kararın nedeninin olduğunu ve eğer genç adamı uzak bir yolculuğa gönderirse Danae’yi kendisiyle evlenmeye zorla da olsa ikna edebileceğini düşündü.

Kral, bir gün ülkenin tüm gençlerini bir araya topladı ve yakında denizaşırı bir ülkedeki kraliçeyle evleneceğini söyledi. Gençler gelinin babasına vermesi için krala hediyeler getirmeliydiler. Çünkü o yıllarda eğer bir erkek evlenecekse gelinin babasına pahalı hediyeler sunmalıydı.

“Nasıl bir hediye istiyorsun?” diye sordu genç adamlar.

“Atlar.” diye cevapladı, çünkü Perseus’un hiç atı olmadığını biliyordu.

“Neden daha özel bir şey istemiyorsun?” diye sordu Perseus, çünkü kralın ona davranış şeklinden çok rahatsız olmuştu.

“Neden Medusa’nın başını istemiyorsun? diye ekledi.

“Tamam, o zaman Medusa’nın başı olsun! Bu genç adamlar bana at getirecek, ama sen bana Medusa’nın başını getireceksin.” diye bağırdı kral.

“Getireceğim.” dedi Perseus ve öfkeyle uzaklaşırken genç arkadaşları ona aptalca sözlerinden dolayı gülüyorlardı.

Perseus’un bir hışımla getirmeye söz verdiği Medusa’nın başı da neydi? Annesi daha önceleri ona çok kez Medusa’yı anlatmıştı. Çok çok uzaklarda, dünyanın bir ucunda, adında üç yaratık kız kardeş yaşardı. Kadın vücuduna be yüzüne sahiptiler, ama altından kanatları, pirinçten ölümcül pençeleri ve canlı yılanlarla dolu uzun saçları vardı. Bakılamayacak kadar çirkinlerdi; hiçbir erkek onara bakmazdı, çünkü onların yüzüne bakan herkes taş olurdu. Yaratıkların ikisi ölümsüzdü, onara hiçbir silah zarar veremezdi; ama en gençleri olan Medusa’yı eğer biri bulur ve öldürücü darbeyi vurabilirse onu öldürebilirdi.

Perseus kralın malikanaesinden çıktığında, düşünmeden konuştuğu için çok pişman oldu. Nasıl sözünü tutacaktı ve kralın emrini yerine getirecekti? Gorgonlar’ı nerede bulacağını bilmiyor yaratığın kafasını getirmeden kralın karşısına çıkmayacaktı. Sahile indi ve anayurdu ’a doğru bakındı; güneş battı, ay yükseldi, batıdan hafif bir rüzgar esmeye başladı. Aniden biri erkek biri kadın iki kişi önünde belirdi. İkisi de uzun boylu ve soyluydular.

Erkek prens gibiydi, başında ve ayaklarında kanatları vardı, iki altın yılanın sarıldığı kanatlı bir değnek taşıyordu.

Erkek, Perseus’a bir derdi olup olmadığını sordu ve genç adam kralın kendisine yaptıklarını ve onun düşünmeden söylediği lafları anlattı. Sonra bayan kibarca onunla konuştu, bu arada Perseus onun güzel olmadığını, fakat dünyanın en güzel gri gözlerine ve sert fakat sevimli bir yüze ve kraliçeye yakışır bir vücuda sahip olduğunu fark etti. Bayan, kendisinden korkmamasını ve cesur bir şekilde Gorgonları aramaya çıkmasını söyledi. Çünkü ona korkunç Medusa’nın başını ele geçirmesinde yardım edecekti.

“Ama benim gemim yok. Nasıl gideceğim?” dedi Perseus.

“Benim kanatlı terliklerimi giyeceksin, onlar seni karaların ve denizlerin üzerinden götürecekler.”

“Ben doğuya mı, batıya mı, kuzeye mi, güneye mi gideceğim?” diye sordu Perseus.

“önce, kuzeyde uzaklarda konuk denizin ardında yaşayan üç Gri Kız Kardeşlere gideceksin. Kimsenin bilmediği bir sırrı biliyorlar ve sen onları anlatmaya zorlayacaksın. Onlara, Batının altın elması koruyan üç Bakireyi nerede bulacağını sormalısın ve söylediklerinde hemen oraya gitmelisin. Bakireler sana, onlar olmadan Medusa’nın başını ele geçiremeyeceğin üç şey verecekler ve batı okyanusundan dünyanın bir ucundaki Gorgonların evlerine nasıl gideceğini gösterecekler.” dedi uzun bayan.

Sonra adam kanatlı terliklerini çıkarttı ve onları Perseus’a verdi, bayan ona biran önce gitmesini ve hiçbir şeyden korkmamasını, cesur ve doğru olmasını fısıldadı. Pereseus onun hava kraliçesi Athena olduğunu ve arkadaşının da yaz bulutlarının efendisi Merkür olduğunu anlamıştı. Ama Perseus onlara teşekkür edemeden alacakaranlıkta kayboldular.

Ve sonra Perseus, Sihirli Terlikleri denemek için havaya zıpladı.

Bir önceki yazımız olan 22 – AHŞAP SANDIK İÇİNDE BİR ANNE VE OĞLU başlıklı makalemizde Argos, Danae ve Pythia hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica