Ana Sayfa / Diğer Sözler / 30 – ŞÖMİNEDEKİ ATEŞ

30 – ŞÖMİNEDEKİ ATEŞ

civarlarında Kalidon adında küçük bir şehir vardı. Şehir verimli buğday tarlalarının ve asma bağlarının tam ortasına kurulmuştu, ama asma bağlarının ötesinde vahşi hayvanların yaşadığı karanlık bir orman vardı.

’un kralı , karısı ve çocuklarıyla birlikte beyaz bir malikanede yaşardı. Krallığı o kadar küçüktü ki onu yönetmek hiç de zor değildi. Bu yüzden zamanının çoğunu avlanarak, sabanla toprağı sürerek ve asmalarla ilgilenerek geçirirdi. Çok cesur biri olduğu söylenirdi ve o destansı zamanların tüm büyük kahramanlarıyla da çok iyi arkadaştı.

Kralın iki kızı tüm dünyada güzellikleriyle ünlüydüler ve onlardan biri Prometeus’u zincirlerden kurtaran ve diğer birçok kahramanlıklar yapan Herkül’ün karısıydı. Kralın altı oğlu da soylu ve yakışıklıydı; ama içlerinde en soylu ve yakışıklı olanı, en gençleri idi.

Meleager daha yedi günlükken kralın beyaz malikânesinde garip şeyler gerçekleşti. Kraliçe Althaia aniden gece yarısı uyandı ve şöminede ateşin yandığını gördü. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyordu, meraklı gözlerle bebeğinin yanına uzandı. Şöminenin başında üç garip kadın duruyordu. Üçü de uzun boylu ve sert bakışlıydı, ama ikisi çok güzeldi. Kraliçe onların yeni doğan bebeğe hediye veren ve onun hayatının kederle mi yoksa neşeyle mi dolu olacağını söyleyen olduğunu hemen anladı.

“Bu çocuğa ne vereceğiz?” dedi en yaşlı ve sert bakışlı olan. Onun adı idi ve elinde keskin makaslar vardı.

“Ben ona cesur bir yürek veriyorum.” dedi genç ve en güzel olan. Onun adı idi ve elinde altın iplik dokuduğu keten örekesi vardı.

“Ben ona soylu ve zeki bir akıl veriyorum.” dedi koyu saçlı olan. Onun adı idi. Atropos’a döndü ve Klotho’nun dokuduğu ipliği yavaşça ona uzattı ve şöyle dedi: “Makasları bir kenara bırak kardeşim ve çocuğa hediyeni ver.”

Ben ona, bu dal parçası ateşte yanıp kül oluncaya dek sürecek bir hayat veriyorum.” dedi ve küçük bir dal parçası alıp yanan kömürlerin üzerine attı.

Üç kardeş dal parçası tutuşuncaya dek beklediler ve sonra gittiler. Althaia ayağa kalktığında şöminede yanan ateşten başka hiçbir şey göremedi. Dal parçası yavaşça yanıyordu. Hemen ateşin üstüne su döktü ve tüm kıvılcımları söndürdü. Sonra dalı aldı ve mücevherlerini sakladığı dayanıklı sandığa koydu ve sandığı kilitledi.

“Bu dal parçası yanmadığı sürece bu çocuğun hayatının güvende olacağından eminim.” dedi.

Böylece yıllar geçti ve Meleager o kadar cesur, soylu ve zeki bir genç oldu ki Yunanistan’da herkes onu tanıyordu. Çok cesaret isteyen şeyler yaptı, örneğin; diğer kahramanlarla birlikte altın tüyü bulmak için denize açıldı. Kalidon’a döndüğünde ise halk onun kral olmayı en çok hak eden erkek çocuk olduğunu söyledi.

Bir önceki yazımız olan 19 – KADMOS KIZ KARDEŞİNİ ARIYOR başlıklı makalemizde Europa, Kadmos ve Pythia hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica