Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 31 – TANRILARDAN BİRİNİ UNUTTULAR

31 – TANRILARDAN BİRİNİ UNUTTULAR

’da bir yaz asma bağları ve buğday tarlaları hiç olmadığı kadar hasatla doldu taştı. Halk bu kadar üzüm ve buğdayla ne yapacağını bilmiyordu.

“Ne yapacağımı biliyorum. Şükran günü düzenleyeceğiz ve ürünlerimizin bir kısmını bulutların arasında oturan Kudretli Varlıklara vereceğiz. Güneş ışığı, güzel hava, nemli rüzgarlar ve ılık yağmurlar hepsi onlardan geliyor, eğer onların yardımı olmasaydı biz asla bu kadar iyi hasat alamazdık.” dedi .

Kral ve Kaldion halkı şükranlarını sunmak için tarlalarına ve bağlarına gitti. Birçok yerde küçük sunaklar kuruldu ve üzerine kuru otlar ve dallar koyuldu. Kuru dalların ve otların üstüne de, onlara bu kadar çok cömert davranan Kudretli Varlıkları memnun edeceğini düşündükleri, en güzel asma dalları ve en iyi buğday başlarını yerleştirildi.

İnsanlara tohum ekmeyi gösteren Keres için bir sunak, üzümü öğreten Bakkhos için bir sunak, bulutlardan gelen kanat ayaklı Merkür için bir sunak, Gökyüzü Kraliçesi Athena için bir sunak, rüzgar tutucu için bir sunak, ışık verici için bir sunak, altın güneş arabasını sürücüsü için bir sunak, deniz kralı için bir sunak, dağın zirvesinde oturup dünyayı yöneten ulu gök gürüldeticisi Zeus için ise en büyük sunak kuruldu. Tüm hazırlıklar bittiğinde Kral Oineus başlangıç işaretini verdi ve sunaklar ateşe veridi, üzümler ve buğdaylar yakıldı. Ardından insanlar şarkı söyleyip dans ettiler, çünkü Keres, Bakkhos, Merkür, Athena ve diğerlerine şükranlarını sunmaktan çok mutluydular. Akşam olduğunda herkes mutlu ve gururlu bir şekilde evlerine döndü.

Ancak bir Kudretli Varlığı unutmuşlardı. Ormanın kraliçesi güzel avcı Diana için bir sunak yapmamışlardı, ona bir tek üzüm ya da buğday bile sunmamışlardı. Onu önemsememek gibi bir niyetleri yoktu, ama doğruyu söylemek gerekirse o kadar çok kişiye sunak kurmuşlardı ki o hiç akıllarına gelmemişti.

Diana’nın üzüm y da buğdayı önemsediğini hiç sanmıyorum, ama unutulması onu çok kızdırdı.

“Onlara önemsenmeyecek biri olmadığımı göstereceğim.” Dedi.

Yine de her şey bir sonraki yaza kadar yolunda gitti. Kaldion halkı çok mutluydu, çünkü bu yılki hasat daha fazla olacak gibi görünüyordu.

Kral Oineus tarlalara be bağlara bakarak, “Bu yıl da hasat iyi olacak. Üzümler ermeye başlar başlamaz bir şükran günü daha düzenleyeceğiz.” dedi.

Ama o bile Diana’yı unutmuştu.

Daha bir gün geçmeden ormandan daha önce hiç kimsenin görmediği kocaman bir yaban domuzu fırladı. Ağzının iki yanında bıçak kadar keskin iki uzun dişi vardı ve sırtı örgü şişi kadar uzun ve kalın sert kıllarla kaplıydı.

Kalabalığı yararak bir o yana bir bu yana koşturuyordu. Herkes ondan kaçıyordu. Birden tarlalara daldı tüm tahılları paramparça etti, sonra üzüm bağlarına daldı ve asmaları bozdu, bahçelerdeki tüm ağaçları kökledi, sonunda zarar verecek bir şey kalmayınca merada otlanan kuzuları öldürdü. Domuz o kadar hızlı ve öfkeliydi ki en cesur savaşçı bile ona saldırmaya cesaret etmesi. Kalın derisi onu halkın kullandığı oklara ve mızraklara karşı korudu ve kim bilir kaç kişiyi korkunç dişleriyle öldürmüştü. Haftalarca ortalıkta gezindi, insanlar için tek güvenli yer evlerinin içiydi.

Domuz tüm ilkeyi talan ettikten sonra ormana geri döndü. Ama insanlar günlerce onun tekrar geri gelip şehri yıkması korkusuyla yaşadılar.

“Geçen yıl şükranlarımızı sunarken birini unutmuş olmalıyız.” dedi Kral Oineus.

“Kimi unutmuş olabiliriz?”

Ve birden aklına Diana geldi.

, onu unuttuğumuz için, bu yaratığı bize ceza olarak gönderdi. Artık eminim ki yaşadığımız sürece onu hep hatırlayacağız.”

Sonra civardaki tüm ülkelere habercisini gönderdi; onlardan vahşi domuzu öldürmek için en yetenekli ve en cesur adamlarını istedi. Meleager birçok cesur adamla birlikte Altın Post’un peşindeydi. Ama kral onların de geleceğinden emindi.

Bir önceki yazımız olan 29 – DAĞDAKİ AYI KIZI BULDU başlıklı makalemizde Arkadia ve Atalante hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica