Ana Sayfa / Yoksulluk Sözleri / 42 – THESEUS BABASINI BULUYOR

42 – THESEUS BABASINI BULUYOR

Kralın yanında hoş ama kötü ruhlu bir büyücü kadın vardı. Kral asla ona sormadan bir şey yapma cesaretinde bulunamazdı. Bu yüzden kral büyücüye döndü ve sordu: “, bu genci davet etmekte haksız mıyım?”

“Haklısınız kralım ve ona hemen dinlenebileceği misafir odanızı göstertin, sonra da bizimle masanızda yemek yemesine izin verin.” dedi kadın.

Medea büyüleriyle ’un kim olduğunu öğrenmişti ve onun Atina’da olmasından pek de memnun değildi; çünkü genç kendini krala tanıtınca, onun gücü sonra erecekti. Bu yüzden, misafir odasında dinlenirken, büyücü kadın Aegeus’a genç yabancının kahraman olmadığını, dahası onun kendisini öldürmek için kuzenleri tarafından tutulmuş bir katil olduğunu; çünkü kuzenlerinin onun ölümünü beklemekten usandıklarını söyledi.

Zavallı yaşlı kral korkuya kapıldı, çünkü büyücünün söylediklerine inandı ve ona canını kurtarmak için ne yapması gerektiğini sordu.

“Ben hallederim. Genç adam eninde sonunda akşam yemeği için aşağı inecek. Bir bardak şarabın içine zehir dökeceğim ve yemeğin sonunda ona vereceğim bundan daha kolayı olamaz.” dedi kadın.

Böylece zamanı geldiğinde, Theseus, kral ve Medea ile masaya oturdu. Theseus bir yandan yemek yiyor, bir yandan da nasıl soyguncu devleri, güreşçi Kerkyon’u ve acımasız Prokrustes’i yendiğini anlatıyordu. Bu arada kral da onu dinledikçe ondan hoşlanmaya başladı ve onu Medea’nın zehirli bardağından kurtarmak istedi. Sonra Theseus bir parça et almak için kılıcını çıkardı –sizin de bildiğiniz gibi tüm bu olaylar çok uzun zaman önce, insanların masada çatal bıçak kullanmayı öğrenmeden önce, gerçekleşti. Kılıç kınından çıkarken, Aegeus üzerinde kazılı olan harfleri gördü; bunlar kendi adının baş harfleriydi. Bu kılıcın yıllar önce Troezen’de bir dağda taşın altına sakladığı kılıç olduğunu hemen anladı.

“Oğlum! Oğlum!” diye bağırdı ve ayağa kalktı ve zehirli şarap bardağını masadan attı ve Theseus’a sarıldı. Aslında bu hem baba için hem de oğul için çok mutlu bir buluşmaydı ve konuşacakları çok şey vardı. Medea’ya gelince, o gücünün sona erdiğini fark etmişti. Malikaneden dışarı koştu ve kuvvetli bir ıslık çaldı; insanlar, ejderhalar tarafından çekilen bir arabanın hızla gökten indiğini ve onu uzaklara götürdüğünü söylediler. Ve onu bir daha hiç kimse görmedi.

Ertesi sabah, Aegeus her yere Theseus’un oğlu olduğunu ve zamanı gelince kral olacağını duyurmaları için habercilerini gönderdi. Elli yeğen bu haberi aldığında küplere bindi ve hemen harekete geçti.

“Bu sonradan görme bizi mirasımızdan mı edecek?” diye bağırdılar ve Theseus’u şehrin yakınlarındaki bir ormanlıkta öldürmeyi planladılar.

Kötü ruhlu yeğenler genç kahramanı yakalamak için tuzaklarını sinsice kurdular. Bir sabah Theseus yalnız başına yürürken yeğenlerden birçoğu kılıçlarıyla onun yolunu kestiler ve onu hemen orada öldürmek istediler. Otuza karşı sadece bir kişi, ama Theseus cesur bir şekilde onlarla yüzleşti ve onları kendinden uzak tutarken bir yanda bağırarak yardım istedi. Yeğenlerden çok çeken Atina halkı hemen geldi ve devam eden kavgada otuz yeğen öldürüldü, bunu duyan diğer yeğenler de şehirden bir daha dönmemek üzere kaçtılar.

Bir önceki yazımız olan Yokluk büyük varlıktır başlıklı makalemizde aforizma, Franz Kafka ve güzel söz hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica