Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 45 – DEDALOS VE OĞLU İKAROS UÇUYOR

45 – DEDALOS VE OĞLU İKAROS UÇUYOR

     Daha bu olayın üzerinden çok zaman geçmeden Dedalos, kralı çok sinirlendiren bir olaydan dolayı suçlu bulundu. Eğer kral için daha yapacağı işler olmasaydı, kral onu öldürebilirdi. Bu yüzden kral onu hapse attı.

“Şimdiye kadar seni yeteneklerinden dolayı onurlandırdım ve hizmetlerinden dolayı ödüllendirdim ama şimdi benim kölem olacaksın. Bedelsiz ve övgüsüz bir şekilde bana hizmet edeceksin.” dedi kral.

     Ardından kral, şehrin girişindeki nöbetçilere Dedalos’u asla şehrin dışına çıkarmamalarını emretti. Askerlere de limandaki gemileri izleme görevi verdi, böylece Dedalos denizden kaçamayacaktı. Muhteşem usta tutuklu olarak tutulmasına rağmen bir daha Kral Minos için çalışmadı; tüm zamanını özgürlüğünü nasıl geri alacağını düşünerek geçirdi.

“Şimdiye kadarki tüm icatlarımı hep diğer insanları memnun etmek için yaptım; ama şimdi kendimi memnun etmek için bir icat yapacağım.” dedi Dedalos, çocuğu ’a.

     Dedalos, gün boyunca kral için harika bir şey planlıyormuş gibi yaptı ve geceleri kendini odasına kilitleyip mum ışığında gizli gizli çalıştı. Bir zaman sonra kendisi ve oğlu için kanat yaptı. Bir gece yarısı herkes uyurken ikisi kanatları denemek için dışarı çıktılar. Kanatları balmumu ile kollarına tutturdular ve kendilerini havaya bıraktılar. İlk denemede çok uzağa uçamadılar, ama zamanla daha iyisini yapacaklarından çok emindiler.

     Ertesi gece Dedalos kanatlardan bazı değişiklikler yaptı. Fazladan bir veya iki kayış koydu ve bir kanattan tüy alıp diğerine ekledi. Dedalos ve oğlu kanatları tekrar denemek için ay ışığında dışarı çıktı. Bu sefer gayet iyiydiler. Karalın malikanesinin tepesinden şehrin duvarlarını aşıp bir tepe kadar uçtular ve o tepeye indiler. Fakat henüz uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır değildiler, bu yüzden gün doğmadan geri uçtular. Her gece kanatları deneyerek geçirdikleri bir ay sonunda kendilerini yerde oldukları kadar hava da güvende hissettiler ve kuşlar gibi tepeler üzerinde süzülebildiler.

     Bir sabah erkenden, daha Kral Minos yatağından kalkmadan, Dedalos ve oğlu kanatlarını takıp şehrin dışına uçtular. Adadan yeterince uzaklaştıktan sonra batıya yöneldiler, çünkü Dedalos yüzlerce kilometre uzaklıktaki Sicilya denilen ada hakkında çok şey duymuştu ve orada kendine yeni bir ev yapmaya karar vermişti.

     Bir süre her şey yolunda gitti, iki cesur uçucu kuvvetli doğu rüzgarının yardımıyla denizlerin üzerinden hızla geçti. Öğlene doğru güneş havayı iyice ısıtmaya başladı, bu yüzden Dedalos oğluna kanatlarını serin tutmasını ve yüksekten uçmamasını söyledi. Fakat genç adam uçabildiği için kendisiyle gurur duyuyordu ve güneşe bakarken bulutların üstünde gökyüzünün sonsuz maviliklerinde uçmanın ne kadar hoş olacağını düşündü.

“Her neyse, biraz daha yükseklere çıkacağım. Belki güneşin arabasını çeken atları görebilirim ve belki de onun sürücüsünü, yüce güneş efendisinin ta kendisini, görebilirim.” dedi kendi kendine genç adam.

     Böylece genç yükseldikçe yükseldi, ama önündeki babası onu görmüyordu. Çok geçmeden güneşin sıcaklığı kanatları tutan balmumunu eritmeye başladı. Kanatlar omuzundan çıktı ve genç adam düşmeye başladı. Hemen babasına seslendi, ama çok geçti. Dedalos ardına döndüğünde İkaros’un baş üstü denize düştüğünü gördü. Su çok derindi ve muhteşem ustanın yeteneği çocuğunu kurtaramadı. Dedalos sadece üzgün gözlerle acımasız denize bakabildi ve uzaklardaki Sicilya’ya tek başına uçtu. Söylendiğine göre; Dedalos orada yıllarca yaşadı, fakat ne iyi bir iş çıkardı ne de Girit Labirenti’nin yarısı kadar harika bir şey inşa etti. Ve İkaros’un boğulduğu deniz sonsuza dek onun adıyla anıldı, .

Bir önceki yazımız olan 44 – USTA DEDALOS LABİRENT YAPIYOR başlıklı makalemizde Dedalos, Kral Minos ve Minotauros hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica