Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 5 – İNSANOĞLUNUN ARKADAŞI NASIL CEZALANDIRILDI

5 – İNSANOĞLUNUN ARKADAŞI NASIL CEZALANDIRILDI

Zeus, güneşten ateşi çaldığı için Prometeus’u da cezalandırdı. İki hizmetkarı Kuvvet ve Gücü, cesur Titan’ı yakalayıp Kafkas Dağlarının en tepesine götürmesi için gönderdi. Daha sonra da demirci Hephaistos’u onu hareket edemeyecek şekilde demir zincirlerle kayalara bağlaması için gönderdi.

Hephaistos, Prometeus’un arkadaşı olduğu için bu emri yerine getirmek istemiyordu, fakat itaatsizlik etmeye de cüret edemedi. İnsanoğluna ateşi verip sefaletten kurtaran ve yaşamayı öğreten yüce dost, dağın zirvesine zincirlendi. Orada bağlı bir şekilde dururken fırtına rüzgarları etrafında dönüyor, acımasız dolu damlaları yüzüne çarpıyor, vahşi kartallar çığlıklar atarak zalim pençeleriyle Prometeus’un bedenini parçalıyordu. Fakat o en ufak bir acı belirtisi göstermeden tüm acılarına dayanıyor, ne merhamet için yalvarıyor ne de yaptıklarından pişman olduğunu söylüyordu.

Prometeus yıllarca orada bağlı kaldı. Ara sıra güneş tanrısı yaşlı Helios onu hor görüp gülüyordu, kuş sürüleri ona çok uzak topraklardan haberler getiriyordu, bir keresinde okyanus perileri ona harika şarkılar söyledi ve onlar ona acır gözlerle bakıyor, onu oraya koyan zalime lanet okuyordu.

Ve bir gün iri üzgün gözleri olan, yüzü aynı insana benzeyen, ilginç bir şekilde çok güzel beyaz bir inek geçti yoldan. Durdu ve soğuk gri tepeye ve orada bağlı olan muazzam bedene baktı. Prometeus onu gördü ve nazik bir sesle konuştu:

“Kim olduğunu biliyorum. Sen bir zamanlar güzel ve mutlu bir bakireydin, ama şimdi zalim Zeus ve kıskanç kraliçesi yüzünden bu hayvani bedenle oradan oraya gezmekle lanetlendin. Fakat ümidini kaybetme. Güneye doğru ilerle sonra da batıya ve günler sonra büyük Nil Nehri’ne geleceksin. Orada tekrar bir bakireye dönüşeceksin, hem de daha alımlı ve güzel olacaksın ve o toprakların kralıyla evleneceksin ve bir erkek çocuk dünyaya getireceksin ve o zincirlerimi kırp beni kurtaracak kahraman olacak. Bana gelince, Zeus’un asla değiştiremeyeceği o günü sabırla bekleyeceğim. Güle güle.”

Zavallı konuşmak istedi ama yapamadı. Üzgün gözlerle tepede acı çeken kahramana bir kez daha baktı ve Nil’in bulunduğu topraklara doğru uzun, yorucu yolculuğuna koyuldu.

Yıllar geldi geçti ve nihayet adında müthiş bir kahraman Kafkaslara geldi. Zeus’un korkunç yıldırımlarına ve ölümcül kar fırtınalarına rağmen dağın zirvesine tırmandı; savunmasız tutsağa işkence eden vahşi kartalları katletti ve kuvvetli bir üflemeyle Prometeus’un zincirlerini kırıp yaşlı kahramanı serbest bıraktı.

“Geleceğini biliyordum. On kuşak önce, şimdiki Nil topraklarının kraliçesi İo’ya senden bahsetmiştim.” dedi Prometeus.

“Ve İo, benim geldiğim ırkın anasıdır.” dedi Herkül.

Bir önceki yazımız olan 4 - İNSANOĞLU NASIL HASTALIK VE ENDİŞEYLE KARŞILAŞTI (PANDORANIN KUTUSU) başlıklı makalemizde , ve hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica