Ana Sayfa / Tarihi Hikayeler / 8 – EN İYİ DOKUMACI KİM? (I.KISIM)

8 – EN İYİ DOKUMACI KİM? (I.KISIM)

Yunanistan’da adında bir kız vardı. Yüzü solgun fakat hoştu, gözleri büyük ve maviydi, saçları ise uzun ve altın sarısıydı. Sabahtan öğlene kadar yaptığı tek iç, güneşin altında oturup yün eğirmekti; öğleden sonra ise, geceye kadar gölgede oturup ip dokurdu.

Ne kadar da güzel ve hoş şeyler dokurdu tezgahında1 keten, yün, ipek hepsiyle çalışırdı ve bunlar onun elinden geçip de elbise oldular mı o kadar ince, yumuşak ve parlak olurlardı ki dünyanın her yerinden insanlar onu görmeye gelirdi.

Günler geçtikçe Arakne güneşte oturup yün eğirirken veya gölgede oturup ip dokurken “Tüm şu dünyada benimkiler kadar iyi ip yok ve böyle yumuşak ve pürüzsüz kıyafet yok, böyle parlak ve nadir ipek yok” diye söylendi kendi kendine.

“Sana böyle güzel yün eğirmeyi ve ip dokumayı kim öğretti?” diye sordu birisi.

“Hiç kimse. Güneşte ve gölgede otururken kendi kendime öğrendim. Bana kimse göstermedi” diye cevapladı Arakne.

“Ama belki de sana öğreten ’dır ve sen bilmiyorsundur.”

“Athena, Gökyüzü Kraliçesi? Bana nasıl öğretebildi ki? O böyle ip yumakları yapabilir mi? Benim gibi elbiseler dokuyabilir mi? Onu yaparken görmek isterim. Ona bir şeyler gösterebilirim” diye karşılık verdi Arakne.

Kafasını kaldırdı ve kapıda uzun pelerinli bir kadın gördü. Kadının yüzü bakılacak kadar hoştu, ama bakışları sertti, hem de çok sert. Gri gözleri o kadar keskin ve parlaktı ki Arakne gözlerini ondan kaçırmak zorunda kaldı.

“Arakne, ben Gökyüzü Kraliçesi Athena’yım ve seni övünürken duydum. Hala yün eğirmeyi ve ip dokumayı sana benim öğretmediğimi mi söylemeye çalışıyorsun?” dedi kadın.

“Bana kimse bir şey öğretmedi ve bildiklerim için hiç kimseye teşekkür edemem” diye karşılık verdi ve ayağa kalktı Arakne, dimdik ve gururlu bir şekilde tezgahın yanında durdu.

“Sen hala benim kadar iyi yün eğirip ip dokuyabildiğini mi sanıyorsun? Diye sordu Athena.

Arakne’nin yüzü soldu, fakat “Ben de senin kadar iyiyim” dedi.

“Öyleyse ne yapacağımızı söyleyeyim: Üç gün boyunca beraber dokuyacağız, sen kendi tezgâhında ben de benimkinde. Tüm dünyadan gelip görmelerini isteyeceğiz ve bulutların üstünde yaşayan Zeus hakem olacak. Eğer senin eserin en iyiyse dünya var oldukça ben bir daha dokumayacağım, ama eğer benim eserim en iyiyse sen bir daha ne tezgah ne de ip kullanacaksın. Kabul ediyor musun?” dedi Athena.

“Kabul ediyorum” dedi Arakne.

“Tamam, öyleyse” dedi Athena ve gitti.

Bir önceki yazımız olan 7 – İO’NUN HİKAYESİ başlıklı makalemizde argus, beyaz inek ve hera hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica